YABANCI DEĞİLSİN!

 

YABANCI DEĞİLSİN!

YABANCI DEĞİLSİN!

Dilek Utaş GKL 2012 Mezunu

Hayatımızda önemli bir yeri olan ve her fırsatta karşımıza çıkan şey nedir? Cevap: "yabancı dil" Yabancı dil dediğimiz olgu artık bizden biri olmuştur. Özellikle uluslararası dil olarak kabul gören İngilizce ülkemizde anaokulu kademesinde itibaren yaygınlaşmaya devam etmektedir. Yani değiştirebiliriz: "Tanıdık dil" Peki bu fırsatı kaçırmış ya da başlayıp da sürdürememiş zamanla unutmuş olanlar iş bulma sürecinde karşılarına bazı sınavlar ve testler çıktığında neler yapmalı?

Hayatımızda önemli bir yeri olan ve her fırsatta karşımıza çıkan şey nedir? Cevap: "yabancı dil"
Yabancı dil dediğimiz olgu artık bizden biri olmuştur. Özellikle uluslararası dil olarak kabul gören İngilizce ülkemizde anaokulu kademesinde itibaren yaygınlaşmaya devam etmektedir. Yani değiştirebiliriz: "Tanıdık dil"
Peki bu fırsatı kaçırmış ya da başlayıp da sürdürememiş zamanla unutmuş olanlar iş bulma sürecinde karşılarına bazı sınavlar ve testler çıktığında neler yapmalı?

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki dil öğrenmek sanıldığı kadar zor değildir. Bunu zorlaştıran öğretme ve öğrenme teknikleridir. Örneğin; Türkçe dersi gibi İngilizce öğrenilmez, öğrenilemez. Geleneksel gramere dayalı eğitimden hemen kaçınız. Şöyle düşünelim; biz çocukken anadilimizi gramer olarak öğrenmedik. Önce kelimeler tekrarladık, sonra taklit ettik ve daha sonra anlamlandırdık ve farkında olmadan gramere dayalı konuşmaya başladık. Kimse bize şu anda geçmiş zaman konuşuyorsun demedi. Yani önce anlamlandırmaya çalışmak öğrenme kapasitemizi düşürür ve beynimizi zorlar. En basitten başlamak, anlamak herzaman özgüveni artırır. 

Başlangıç seviyesindeki bir kişi önce kelimeler tekrar ederek başlamalı. Tıpkı çocuklar gibi. Süresi kişiye göre, ayırdığı zamana ve motivesine göre değişir. Standart olarak önerim ise şudur; başlangıçta bir ayınızı ve hergün bir saatinizi sadece görsel kelimelerle dil kartlarına ayırın ve ısınma turu yapın. Sonrasında ise bu kelimelerle basit cümle kalıpları üretin. Örneğin genel olarak meyveleri öğrenmiş birisi bununla şöyle cümleler üretebilir: "I like to eat apple. This is an apple. I am eating apple now.  I was eating apple yesterday. I ate apple 2 days ago. I have eaten apple for 3 days. I will eat apple tomorrow." Bu örnekte de anlaşıldığı üzere biz bu cümlelerle farkında olmadan 3 temel zamanı kullandık. Bunları kafamızda şablon halinde tutarsak okuduğumuz ve ya konuştuğumuz zaman hangi zamanı kullanmamız gerektiğini aklmıza getirebiliriz. Yani sıralama yaparak önce geniş zaman sonra geçmiş zaman diye vakit kaybetmeyiz. Kelimeler ve cümleler paralel gittiğinde alt yapı oluştururuz. Öğrenirken telaffuz da önemli olacağından youtube üzerinden "English words flashcards, basic sentences" diyerek arama yapılabilir. Bunun yanında çocukken okuduğumuz masalları da alt yazılı izlemek fayda sağlayacaktır. Çünkü cümle kalıpları bağlaçlarla ve çeşitli edatlarla desteklenir. En etkili yöntem ise ana dili gibi konuşan birileriyle sürekli konuşmaya çalışmaktır. Kurslarda sadece konuşma kulubüne katılabilirsiniz ya da arkadaş edinebilirsiniz. Pratik yapmak kalıcı öğrenmeler sağlar. Çünkü siz etkileşim içerisindeyken aklınıza getirmeye çalışırsınız ve karşıdaki yardım eder, hata varsa düzeltir. Bu da kalıcı öğrenmeler sağlar. 

Yabancı dili yabancılaştıran bizleriz. Kapasitemizi artırarak öğrendiğimiz zaman hiç bir zorluğu yoktur. Belirli kalıplarla değil, içimizden geldiği gibi öğrenme tekniğini keşfetmek gerekir. Bol tekrar ve sürekli konuşmak gerekir. Ders olmaktan çıkarıp günlük alışkanlığımız haline gelmesi gerekir. Örneğin sosyal medyada ilgi alanımıza göre İngilizce sayfalar takip edebiliriz. Yorumları okuyup nedemek istediklerini anlamaya çalışabiliriz. Tüm bunlar bizi İngilizceye ısındıran aktiviteler olacaktır. Diğer yazım sınav tekniklerinde görüşmek üzere...

 

Benzer Gönderiler...

Zeynep Begüm Öder - Başarı Hikayesi

Bana şirket kurmamı ve hayallerimi ertelemememi söyledi. Mükemmel olmasına gerek yok, bu kadar sıkıntı çekiyorsun en azından kendin icin bir şey yap dedi. O an gerçekten bir ışık yandı bende ve evet yapabilirim dedim. Buradaki çoğu insanın hareket yeteneğini kısıtlayan en büyük engel risk almak. Konfor alanına o kadar sıkışıyor ki insan bir an da işini bırakmak cok korkunç geliyor. Ben buraya bütün kariyerini istifa edip bırakıp gelen birisi  olarak, açıkcası cok zorlanmadım.

Nazlı Esen- Başarı Hikayesi

İşimle birlikte tamamlamayı düşündüğüm yüksek lisans programından “Biz çok gördük böyle hayalperest çocuklar ya iş ya okul birini seç” denerek uzaklaştırıldım. Bu süreçte her girişimcinin karşılaştığı “yapamazsın, delilik bu, garantisi yok, kesin batacaksın o zaman kapımıza gelme” gibi baskılarla da karşılaştım. Zaten bu sürecin en yorucu taraflarından biri yalnız kalmak. Fakat kendime ve fikrime olan inancım devam etmemi sağladı.