Çin Hakkında İlk İzlenimler

 

Çin Hakkında İlk İzlenimler

Çin Hakkında İlk İzlenimler

Zeliha Aygüneş GKL 2016

Dünyanın küreselleşmesi, fırsatların artması ve ulaşımın kolaylamasıyla artık daha fazla insan doğduğu, büyüdüğü yerden çok uzaklarda yaşamaya başladı. Ben de yüksek lisans eğitimi sebebiyle yaklaşık 2 buçuk yıl önce yurt dışına çıktım ve o zamandan beridir Çin’in Şangay şehrinde yaşıyorum. Bu yazımda sizlere Çin'deki ilk gözlemlerimden ve genel olarak buradaki yaşamdan bahsetmek istiyorum. Daha sonraki yazılarımda farklı konu başlıkları ile daha detaylı paylaşımlarda bulunacağım umarım.

Çin Hakkında İlk İzlenimler

İlk geldiğimden yerel halkın bana ve benim gibi Çin dışından gelen yabancılara karşı şaşkın bakışlarına anlam verememiştim. Bizi her gören bir diğerine gösteriyor ya da fotoğraf çekmek için elleri hemen telefona gidiyordu. Bazen beraber fotoğraf çekilmek için izin istiyor, bazense çaktırmadan bizi kendi selfilerine dahil etmeye çalışıyorlardı. Bunu genelde daha küçük şehirlerde yaşayan, orta veya alt gelir düzeyine sahip insanlar yapıyor diyebilirim. Çin nüfusuna göre Çin'e gelen yabancı oranını düşününce şaşkınlıkları biraz daha anlaşılır hale geliyor aslında. Düşünsenize, Türkiye'nin kırsal bir bölgesine bir grup Çinli turistin gittiğinde oradaki yerel halkın tepkisini.

Verdiğim bu örnek aslında bir çok açıdan Çin'in özeti olarak nitelendirilebilir. Çünkü burada gelişmiş ve henüz gelişmekte olan şehirlerdeki hayatın ve insan alışkanlıklarının ayrımını belirli noktalarda çok net gözlemlemek mümkün.Çin gelişmiş ve gelişmekte olan şehirleri kümelendirmek için çeşitli kategoriler oluşturmuş. En gelişmiş kategoriyi temsil eden Tier 1’de Şangay, Pekin gibi şehirler yaralırken bu şehirlerdeki yabancılar halktan o kadar da ilgi görmüyor aslında. Öte yandan, Tier 2 ve sonrasındaki kategoride yer alan bir şehirde yabancıysanız muhtemelen her gün en az bir kere bir Çinli'nin fotoğraf karesinde yer almanız oldukça olası.

Şehirleri ve davranışları biririnden ayıran tek özellik yukarıda bahsettiklerimle sınırlı değil tabii ki. Bir diğer örneği buradaki en sık kullanılan şehirler arası ulaşım aracı trenler üzerinden verebilirim. Belki siz de Çin'deki son derece gelişmiş, yüksek hızlı trenler hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur ve tüm ulaşımın bu tarz trenlerle sağlandığını düşünmüşsünüzdür. Fakat Çin'deki ulaşım henüz tamamen hızlı trenler ile sağlanamıyor. Bir tarafta büyük şehirler arasındaki ulaşımı sağlayan uçak konforunda temiz ve hızlı trenler, diğer tarafta ise gelişmekte olan şehirlere ulaşan yavaş, kirli ve kalabalık trenler hala mevcut. Hızlı ve yavaş tren arasında kalite ve konfor açısından çok büyük farklılıklar var. Örneğin yavaş trenle seyahat ettiğinizde trenin koridorlarında sigara içen , yer bulamadığı için kucağında bebeğiyle yerde oturan, yüksek sesle bağırarak çapraz koltuktaki arkadaşıyla konuşan yolcularla karşılaşabilirsiniz. Tren içinde bağırarak satış yapmaya çalışan görevlileri de unutmamak lazım. Hızlı trenlerde ise durum tam tersi. Tüm tren temiz ve sessiz. Bu trenler ile yolculuk yaparken farklı profillerde bir çok insan ve yaşam gözlemek bir nevi Çin’in geçmiş ve geleceğine yolculuk yapmak gibi diyebiliriz.  

Eski ve yeninin aslında ne kadar iç içe ve aynı zamanda bir o kadar birbirinden ayrı olduğunu görmek çok güzel ve öğretici bir tecrübe. Sadece bunun için bile alışık olduğumuz ortamın dışına çıkıp farklılıkları keşfetmek gerektiğine inanıyorum. Fırsat ve isteği olan herkese yurtdışına çıkmalarını, yeni kültürler keşfetmelerini kesinlike tavsiye ediyorum. Yurtdışında okuma, yaşama ve çalışma tecrubelerimi paylaşmaya devam edeceğim diğer yazılarda buluşmak üzere, hoşça kalın.

Zeliha

Benzer Gönderiler...

Hayallerinden Utanma

Yüksek sesle söyleyemediğimiz hayallerin içimizde ölmesine izin vermeyelim. Onlara isim koyup varlığı ile gurur ve heyecan duyalım. Hayat o zaman yaşamaya değer olacak.