Ece Lenk Kılıç – Başarı Hikayesi

 

Ece Lenk Kılıç – Başarı Hikayesi

Ece Lenk Kılıç – Başarı Hikayesi

Meltem Dere Proje Sorumlusu

2008 yılında kabul edildiğim Kore Hükümeti Devlet Bursu ile, bir hafta gibi kısa bir süre zarfında hayatımla ilgili en önemli kararlardan birini alarak lisans eğitimimi tamamlamak için Kore’ye yerleştim.

 Ece Lenk Kılıç

1990 yılında İstanbul’da dünyaya geldikten sonra üniversiteye kadar tüm eğitim hayatımı Ankara’da geçirdim. Her zaman ailesinin desteği arkasında olan şanslı bir kız çocuğuydum. 2008 yılında kabul edildiğim Kore Hükümeti Devlet Bursu ile, bir hafta gibi kısa bir süre zarfında hayatımla ilgili en önemli kararlardan birini alarak lisans eğitimimi tamamlamak için Kore’ye yerleştim. Kore’de edinmiş olduğum deneyimlerin kişisel hayatıma ve kariyerime katmış olduğu pozitif etkilerini hala keşfediyor olmam Kore’de geçirdiğim sürecin benim açımdan ne kadar verimli ve özverili bir süreç olduğunun en iyi göstergesidir. 2013 yılında Ajou Üniversite’sinden Endüstri ve Enformasyon Sistemleri Mühendisi olarak mezun oldum. Üniversiteye hazırlandığım sürece ve hatta tüm öğrenim hayatıma dönüp baktığımda, bugün sahip olduğum vizyona bir öz eleştiri yapacak olursam en büyük yanlışımın sistemin gerektirdiklerini, hayallerim ve hedeflerimin önünde tutmak zorunda kalmak olduğunu düşünüyorum. Üniversitede okuyacağım bölümü seçerken dahi yeterince bilinçli olmadığım halde sonradan bu kadar seveceğimin ve tam bana göre diyeceğimin de farkında değilmişim. Bölümümü çok sevmemin sebeplerinden biri Endüstri Mühendisliğinin olaylara bakış açısının bireysel olarak bakış açımla da örtüşüyor olması. Diğer bir sebebi ise aldığım eğitimin kalitesinin ve içerik zenginliğinin beni oldukça cezbetmiş olması. Lisans eğitimim süresince yalnızca teori ile sınırlı kalmayarak uygulama ağırlıklı bir eğitim almam ve güncel vaka çalışmaları üzerinde çalışmam, değişmekte olan marka yapılanmaları ve küresel rekabet ortamları hakkında bilgi sahibi olmama yardımcı oldu. Eğitimin bir parçası olarak farklı üretim tesisleri ve firmalara olan eğitici gezilere katılmış olmam, bu süreçte yapılan incelemelerin değerlendirmelerinin devamlı olarak notlandırılması ve geri bildirim yapılması bu ziyaretlerin ciddiyetini arttırdı ve öğrenimi sürekli kıldı. İlgi duyduğum otomotiv sektörünün uluslararası faaliyet gösteren firmaları olan Hyundai Assan Türkiye ve General Motors Kore’de yapmış olduğum stajlar teknik bilgimin pekişmesinin yanısıra farklı kültürlerden gelen iki markanın, farklı coğrafyalarda mevcut tedarik zincirlerini ve süreçlerini nasıl entegre ettiklerini görme; marka ruhunu üretim ve satış yaptıkları o ülkede kendi çalışanlarına ve müşterilerine nasıl aşıladıklarını deneyimleme fırsatı verdi. Endüstri Mühendisliği bir süreci veya ürünü fikir aşamasından ele almaya başlayıp, o fikrin yeni fikirler doğurması aşamalarına ve ötesine kadar devam eden bir mühendislik dalıdır. Olayları detaylı inceleme kabiliyeti olduğu kadar tüme dayalı bir bakış açısına sahiptir. Bu nedenle yüksek lisans yapmaya karar verdiğimde, Endüstri Mühendisliğinin stratejik bakış açısını daha farklı bir konuyla zenginleştirmek ve akademik literatürümü geliştirebilmek adına tercihimi Marmara Üniversitesi’nde Stratejik Marka Yönetimi alanından yana kullandım. Beş senedir demiryolu sektöründe faaliyet gösteren Hyundai Rotem Firması’nda Mühendis Koordinatör olarak Marmaray Projesi’nin Araç Bakım Ekibi’nde, idari ve çeşitli konularda destek sağlamaktayım. Bu aralar kariyer konusunda farklı arayışlar içinde olduğumdan çevremde olan bitenlere her zaman olduğundan biraz daha fazla duyarlıyım. Ürünlerin, hizmetlerin, teknolojinin ve insanların küreselleşmesiyle birlikte mikro çevrenin küçüldüğünü ve kontrol edilebilir fonksiyonel stratejilerin artık makro sonuçlar açığa çıkardığını görebiliriz. Bu nedenle yıllardır kitaplarda birbirinden ayrı tanımlanan mikro ve makro çevrelerin kesişim kümesi genişlemektedir. Bu kesişim kümesinin genişlemesi çevrelerin birbirleri ile olan etkileşiminin hızlanmasına ve doğal olarak trendlerin hızla değişmesine sebep olmaktadır. Gelişmek isteyen bir ülkenin yapması gereken, bu trendler arasından en önemlisini seçerek ona göre dar boyutlu stratejiler belirlemek yerine, trendler
karması oluşturarak çok boyutlu stratejiler geliştirmektir. Bu nedenle liderlere ve eğitimcilere düşen görev insanın hem mikro hem de makro çevresinde neler yapabileceğini kitlere öğretmek ve imkanlar sunmaktır. Yurtdışında geçirmiş olduğum eğitim hayatım ve çalışmış olduğum uluslararası firmalarda öğrenmiş olduğum bilgiler ve edinmiş olduğum deneyimler çerçevesinde bir ülkenin kalkınmış ülkeler seviyesine gelebilmesindeki en önemli faktör sahip olduğu yaratıcılık ve sevme kapasitesinin bilincinde olan insanlardır. Yeni jenerasyonların kaliteli bir eğitimle büyütülmesinin ve ülkemize nasıl katma değer yaratabileceklerinin öğretilmesinin, ileriyi görebilen ve karşılaşılabilecekleri zorluklara çok boyutlu stratejiler üreten bireyler kazanabilmek adına en önemli adım olduğunu düşünmekteyim. Ailelerimizin üzerimizde işlemiş olduğu değerleri ileride eşimle birlikte kendi çocuklarımıza da işleyebilecek günler görmek ve ülkemizi hak ettiği konumlara getirebilmek, Dünya’nın içinde bulunduğu bu kaos ortamında bizi motive eden ve daha çok çalışmamızı sağlayan en kıymetli etkenlerden biri belkide. Kore’den Türkiye’ye geri döndüğüm ilk dönemde kariyer hayatına başlamayı büyük bir heyecanla bekleyen genç bir profesyonel olarak, iş arama ve ülkenin gündemine adapte olma sürecine girmiştim. Bu sırada tesadüfen haberdar olduğum Kadın Girişimciler Derneği’nin Geleceğin Kadın Liderleri programına başvurdum. Türkiye’ye deki süreçlere adapte olmam konusunda oldukça faydalı olacak bir haftalık eğitim, beni birbirinden değerli rol modellerden ve benzer deneyimleri paylaştığım geleceğin girişimci kadınlarından oluşan, profesyonel olduğu kadar samimi ve eğlenceli bir topluluğun içine katmış oldu. Mezun olduğum ilk günden beri vizyonumu “Küresel Bir Lider Olmak” olarak belirlemiştim. Bu vizyonun gerektirdiği sorumlulukların ve yapmam gerekenlerin bilincinde olduğum için Kadın Girişimciler Derneği’nin Geleceğin Kadın Liderleri Mezunları arasında yer almak benim için her zaman gurur verici olmuştur. 

Benzer Gönderiler...

Zeynep Begüm Öder - Başarı Hikayesi

Bana şirket kurmamı ve hayallerimi ertelemememi söyledi. Mükemmel olmasına gerek yok, bu kadar sıkıntı çekiyorsun en azından kendin icin bir şey yap dedi. O an gerçekten bir ışık yandı bende ve evet yapabilirim dedim. Buradaki çoğu insanın hareket yeteneğini kısıtlayan en büyük engel risk almak. Konfor alanına o kadar sıkışıyor ki insan bir an da işini bırakmak cok korkunç geliyor. Ben buraya bütün kariyerini istifa edip bırakıp gelen birisi  olarak, açıkcası cok zorlanmadım.

Nazlı Esen- Başarı Hikayesi

İşimle birlikte tamamlamayı düşündüğüm yüksek lisans programından “Biz çok gördük böyle hayalperest çocuklar ya iş ya okul birini seç” denerek uzaklaştırıldım. Bu süreçte her girişimcinin karşılaştığı “yapamazsın, delilik bu, garantisi yok, kesin batacaksın o zaman kapımıza gelme” gibi baskılarla da karşılaştım. Zaten bu sürecin en yorucu taraflarından biri yalnız kalmak. Fakat kendime ve fikrime olan inancım devam etmemi sağladı.