Görkem Turgut- Başarı Hikayesi

 

Görkem Turgut- Başarı Hikayesi

Görkem Turgut- Başarı Hikayesi

Meltem Dere Proje Sorumlusu

Thoreau’nun dediği gibi, “Tecrübelerimin bana öğrettiği bir şey var: Hayallerinin peşinden emin adımlarla yürüyen ve arzu ettiği hayatı yaşamak için gayret sarf eden insanlar, beklenmedik bir anda başarıyla karşılaşırlar.”

 

 

1986 İzmir doğumluyum, hayatımın şansı diyebileceğim ikizim ve ailem var. Babam asker olduğu için ortaokul yıllarıma kadar çeşitli şehirleri gezdikten sonra çok sevdiğim Ankara’ya taşındım. Matematiğe olan ilgimden dolayı lisansımı Başkent Üniversitesi İstatistik ve Bilgisayar Bölümü'nde tamamladım. Mezun olduğumda teknolojiye yakın olduğum için yazılıma odaklanmayı tercih ettim fakat programlamayı daha iyi öğrenmem gerekiyordu. Tam o sırada karşıma istediğim gibi bir fırsat çıktı ve cesaretimi toplayıp dilini bilmediğim İspanya’ya taşındım. Madrid’te 3 ay boyunca yarım gün dil okuluna giderken, günün geri kalan kısmında da bir start-up’ta çalışmaya başladım. Bilmediğim bir dilde bilmediğim bir programlama dilini öğrenmek gerçekten zordu… Bir yandan işi öğrenmeye çalışırken bir yandan da şirketin İnglizce iletişimlerini sağlıyor, fuarlara katılarak çalışmalarımızı anlatıyordum. 3 ay sonra bir İspanyol ortakla beraber Oviedo’ya taşınarak doktorların ve tıp öğrencilerin faydalanacağı yeni bir start-up fikri üzerinde gece gündüz çalışmaya başladık. Buradaki asıl amaç dezavantajlı bölgelerdeki yeni mezun doktorlarla; büyük şehirlerdeki deneyimli doktorları aynı online platformda buluştururarak deneyimlerinin, bilgilerinin paylaşılmasını ve radyolojik görüntüler üzerinden tanı konulmasını kolaylaştırmaktı. İspanya’da hazırladığımız proje ile şirketi kuracak yatırımı aldık fakat benim öncelikle kendi ülkeme hizmet etmek istememden – bu hizmetin Türkiye’deki gelir ve eğitim farklılıklarından dolayı daha fazla katma değer sağlayacağı öngörüsüyle, Türkiye’yi pilot ülke olarak seçtik ve çalışmalara burada başladık.

 

Proje kısa sürede başarılı olmasına rağmen maalesef Sağlık Bakanlığı tarafından engellendi ve ben Ankara’da iş aramaya başladım. Yurtdışında tek başıma yaşamam, orada iş kurmam beni 1-2 yıl önceye göre cesaretlendirmiş, kendime olan inancımı arttırmıştı. Bu yüzden önceleri birkaç kez red aldığım bir şirkete bu sefer büyük bir özgüvenle tekrar başvurdum. Ve 2010 yılının sonlarına doğru Odtü Teknokentte savunma sanayi endüstrisi için yazılım ve sistem entegrasyonu sağlayan bu şirkette profesyonel hayata başladım. Babamın mesleğinden dolayı savunma sanayi teknolojileri, hep derinlerine inmek istediğim ve çalışmalarını takip ettiğim bir alandı. Tamamen Türk sermayesiyle kurulan bu şirkette çok güzel projelere imza atmakla beraber, içinde yer alacağım projelerinin karar verme süreçlerinde yer alırsam daha inanarak ve daha verimli çalışacağımı farkettim. Bu sırada karşıma GKL (Geleceğin Kadın Liderleri) projesiyle KAGIDER çıktı ve kendimi, isteklerimi ve hayallerimi keşfetme sürecimde kafamdaki soru işaretlerine cevaplamam için bana gelecekle ilgili iki kapı açtı.

 

Bunlardan ilki, insanların hayatına dokunan, son kullanıcı için kendi fikirlerimi katarak projeler üretebileceğim fakat bir yandan da teknolojiyle iç içe bir alanda çalışmaktı. Diğeri ise anlamlandıramadığım fakat çözmek istediğim insanların arasındaki dış görünüşten dolayı maruz kalınan eşitsizlikti. Ankara’daki işimde çok güzel beyinlerin, dış görünüşleri ve ilk intibaları arkasında gizli kaldıklarını, bunun da bir süre sonra potansiyellerinin altında varolmalarına sebep olduğunu gözlemlemiştim.

 

İşte bu 2 amaçtan dolayı, eğitim alabilmem ve yaptığım işe daha fazla değer katabilmem için KAGİDER’deki birbirinden değerli mentorlerime danışarak İstanbul’a taşınmam gerektiğine karar verdim. Ailem, özellikle babam zor bir süreçten geçiyor olmasına rağmen isteklerimi destekledi ve ancak kendim mutlu olursam onları motive edebileceğim için ayakları yere basan bir kararla sektör değiştirmek için 2013’te İstanbul’a taşındım.

 

İstanbul’da 2-3 ay küçük bir şirkette çalıştıktan sonra 2013 Şubat ayında Galatasaray Üniversitesi’nde Finansal Ekonomi yüksek lisans programına kabul aldım ve Garanti Bankasında Dijital İş Geliştirme ekibine başladım. Şu anda Garanti Bankası’nda Dijital Ürünler Yöneticisi olarak, Türkiye’de teknolojiye önderlik eden ve teknolojiyi hayal gücümle birleştirmem için beni motive eden bir şirkette, insanların hayatını kolaylaştıran inovatif projeler yapmaktan aldığım keyifle çalışıyorum.

 

İnsanların hayatına dokunabilmek için ise İstanbul Moda Akademisi'nde eğitimini aldığım Kişisel Stil Danışmanlığı hizmetini veriyorum. Yani insanların karakterine, hedeflerine ve yaşam şekillerine göre bir stil belirliyorum ve bu stili uyguluyorum. Danışanlarımın ilk intibalarını bilinçli olarak değiştirmek, bunu kalıcı hale getirmek ve belki de özgüvenlerini yükseltirken bir başlangıç sağlamak için bu hizmeti psikolojiyle birleştirmeyi planlıyorum. Tüm bunları yaparken de sürekli gelişmenin verdiği mutluluktan besleniyorum. Thoreau’nun dediği gibi, “Tecrübelerimin bana öğrettiği bir şey var: Hayallerinin peşinden emin adımlarla yürüyen ve arzu ettiği hayatı yaşamak için gayret sarf eden insanlar, beklenmedik bir anda başarıyla karşılaşırlar.”

 

 

Benzer Gönderiler...

Zeynep Begüm Öder - Başarı Hikayesi

Bana şirket kurmamı ve hayallerimi ertelemememi söyledi. Mükemmel olmasına gerek yok, bu kadar sıkıntı çekiyorsun en azından kendin icin bir şey yap dedi. O an gerçekten bir ışık yandı bende ve evet yapabilirim dedim. Buradaki çoğu insanın hareket yeteneğini kısıtlayan en büyük engel risk almak. Konfor alanına o kadar sıkışıyor ki insan bir an da işini bırakmak cok korkunç geliyor. Ben buraya bütün kariyerini istifa edip bırakıp gelen birisi  olarak, açıkcası cok zorlanmadım.

Nazlı Esen- Başarı Hikayesi

İşimle birlikte tamamlamayı düşündüğüm yüksek lisans programından “Biz çok gördük böyle hayalperest çocuklar ya iş ya okul birini seç” denerek uzaklaştırıldım. Bu süreçte her girişimcinin karşılaştığı “yapamazsın, delilik bu, garantisi yok, kesin batacaksın o zaman kapımıza gelme” gibi baskılarla da karşılaştım. Zaten bu sürecin en yorucu taraflarından biri yalnız kalmak. Fakat kendime ve fikrime olan inancım devam etmemi sağladı.