Tuğçe Doğan- Başarı Hikayesi

 

Tuğçe Doğan- Başarı Hikayesi

Tuğçe Doğan- Başarı Hikayesi

Meltem Dere Proje Sorumlusu

Hayalim olan, fark yaratacağım ve bir değer yaratmak için çalışabileceğim Arya Women karşıma çıktı. “Bu iş sizin New York biletiniz olabilir.” Başlığı ile karşıma çıkan ilanda aranan nitelikler beni tarif ediyordu. Hemen bir mail yazarak CV’mi gönderdim ve görüşmek istediğimi söyledim. ''Bu iş sizin Amerika biletiniz olabilir.” yazısındaki gibi bu yaz benim Amerika biletim oldu ve Arya Amerika için yazın 1 ay New York ve Miami’yi deneyimleme şansı elde ettim.

Ankara-İstanbul arası geçen hayatımda liseyi İstanbul’da tamamladıktan sonra çok özlediğim şehre geri dönmek için üniversiteyi, Ankara Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde okudum. Üniversite eğitimim sırasında 2 yıl boyunca Türkiye Eğitim Gönüllüler Vakfı’nda, ilköğretim çağındaki çocukların okul derslerine ek olarak geliştirilen aktivitelerde gönüllü oldum ve Ankara’nın Mamak ilçesinde çalıştım. Gönüllü çalışmalara katılmanın ve karşılık beklemeden bir şeyler vermenin size neler geri verebileceğini ilk kez burada gördüm. TEGV’deki çalışmalarımızda birçok öğrencinin bizimle birlikte gelişimini görüp onlarla gurur duymanın yanı sıra benim gibi diğer üniversitelerden gönüllü olarak aynı kurumda çalışan arkadaşlarımızla kurduğumuz bağ ve aynı amaç için bir araya gelmenin yarattığı sinerjiyi de ilk kez burada görmüş oldum.

 

Sosyoloji bölümünü tercih etmemin sebebi de her zaman toplumsal faydanın bireysel faydayı da getireceğine inanmam ve topluma geri dönüşü olan işleri daha değerli bulmamdı. Sosyoloji, Türkiye’de iş alanı kısıtlı olan bölümlerden biri. Hatta üniversitede okurken bu bölümü kazandığımı söylediğimde etrafımdaki insanların bir kısmı bu bölümün ismini ilk kez duymuşken bir kısmı da bitirdiğimde işsiz kalacağıma emindi. Üniversite, eğer teknik bir bölümde okumuyorsanız, size meslek vermiyor; yalnızca altyapı sağlıyor. Doktoralı hocalarımız, profesörlerimiz bile kendisine “Sosyolog” diyemezken bizim bu bölümü bitirince “Sosyolog” olmamız da elbette ki mümkün değil. Yalnızca bu bilimin altyapısını almış, eğitimli bireyler olarak ayrılıyoruz üniversiteden. Üzerine siz ne koyarsanız o alanda uzmanlaşıyorsunuz. Örneğin, benim için toplumda üzerine önemle çalışılması gereken üç hassas konu var. Bunlar; kadın, çocuk ve yaşlılar. Gönüllü deneyimimde bu nedenle çocuklarla ilgili bir sivil toplum kuruluşunu tercih etmiştim. Çocuklarla olan deneyimim ne kadar keyifli olsa da beni aşan ve daha temelden çözülmesi gereken problemler olduğunu gördüm. Burada yaratabileceğim etkinin kısıtlı olduğunu gördüğümden çalışmalarım yeterince tatmin etmedi. Okulda aldığım İş Sosyolojisi ve Cinsiyet Eşitliği derslerinden sonra Kadınların İş Hayatındaki problemleri üzerine çalışmaya başladım. Tezimi “Kadınların Profesyonel İş Yaşamında Karşılaştığı Problemler” üzerine yazdım. Sonrasında da hep bu konu üzerine kitaplar okuyup bu konudaki çalışan kurumları takip ettim.

 

Okuldan sonraki iş arama sürecimde de KAGİDER ile yolum kesişti. Aldığım eğitimi ve donanımımı nerede kullanacağım hakkında hiçbir fikrim yoktu, üstelik iş hayatı beni oldukça korkutuyordu. GKL projesi için mülakata girdiğimde karşımdaki kadınların gücünü ilk andan itibaren hissettim. Onlar gibi güçlü duruşa sahip olmak için bu projeye kabul edilmeliydim. Hem güçlü, bilgili hem de oldukça yardımsever bu kadınlar beni Geleceğin Kadın Liderleri’nden biri seçerek programa dahil ettiğinde bile artık kendime daha fazla güvenmeye başladım. Program boyunca iş hayatında karşılaşabileceğim tüm zorluklar, güzellikler, dikkat etmem gerekenler, mutlaka bilmem gerekenler, giyim kuşamdan iletişime her konuda hızlandırılmış bir eğitime aldılar. Birbirinden başarılı kadınların tüm samimiyetiyle karşımıza geçip kendi deneyimlerini paylaşmaları ve daha yolun çok başında olan bizlere tüm bildiklerini aktarmaları beni iş hayatına gerçek anlamda hazırladı. Tüm korkularımı geride bıraktım ve program sonrası girdiğim mülakatta işe alındım. GKL’den öğrendiklerimi uygulayarak 1 yıl boyunca çalıştığım işte kademe kademe yükseldim. Sonrasında ise esas hayalim olan, fark yaratacağım ve bir değer yaratmak için çalışabileceğim Arya Women karşıma çıktı. “Bu iş sizin New York biletiniz olabilir.” Başlığı ile karşıma çıkan ilanda aranan nitelikler beni tarif ediyordu. Hemen bir mail yazarak CV’mi gönderdim ve görüşmek istediğimi söyledim. Görüşmede tanıştığım Deniz Duygu o kadar bilgili ve o kadar harika işler yapıyordu ki ondan öğreneceğim çok şey olduğunu düşündüm. Diğer iş yerimden henüz ayrılmamıştım ve part-time olarak başladığım bu iş tüm hafta iple çektiğim, hayatımın en güzel işine dönüştü. Haftada 4 gün diğer işimde çalışıp Cuma günü Arya’ya giderek Deniz Hanım ile birlikte çalışıyordum. Daha sonra Kurucumuz Ahu Serter ile Münteha Adalı ile ve diğer Arya Kadınları ile tanıştım. 2016 Ocak ayından itibaren ise artık resmi olarak Etkinlik ve İçerik Koordinatörü olarak Arya’da işe başladım. Arya Kadın Yatırım Platformu kadın girişimcilerin işlerini geliştirmeleri için onları finansal kaynak sağlamak üzere melek yatırımcılarla buluşturan; eğitim, network, danışmanlık, mentorlük programları ve cesaret veren etkinlikleri ile destekleyen bir platform. Yaklaşık 3 yıldır bu platformda, hayal ettiğim gibi kadınlar için çalışıyorum. Toplumsal cinsiyet eşitliği için en önemli şey kadınların daha iyi söz sahibi olması ve bunun yolu da ekonomide daha güçlü konumda olmalarından geçiyor. Arya’da girişimcilerle, yatırımcılarla, profesyonellerle, gençlerle yaptığımız her çalışma bu amaç için. Düzenlediğimiz yüzlerce eğitim, etkinlik, toplantı, buluşma hep bir başka kadına ilham ve cesaret veriyor. KAGİDER, BinYaprak, TurkishWIN, Arya gibi kurumların birbirini desteklemesi ise kadınların seslerini daha güçlü yapıyor. Arya’daki 3 yılım içinde 2 Avrupa Birliği Projesi’ne kabul edilerek İtalya, İsveç, Danimarka gibi ülkelere gitme fırsatı yakaladım. Arya’ya ilk başvurduğum ilanda yazan “Bu iş sizin Amerika biletiniz olabilir.” yazısındaki gibi bu yaz benim Amerika biletim oldu ve Arya Amerika için yazın 1 ay New York ve Miami’yi deneyimleme şansı elde ettim. Bütün bunların yanı sıra yaptığımız çalışmalara İş Bankası gibi büyük bir kurumun sponsor olması ve Sürdürülebilirlik Akademisi tarafından “Yılın Sosyal Girişimi” seçilmemiz, ne kadar doğru bir yerde olduğumu gösteriyor.

 

Eğer içinizde bir şeyler yapma isteği varsa bu bunun yollarını aramaya başladığınızda hayat size tahmin edemeyeceğiniz kapılar açıyor. Fırsatlara gözü kulağı açık olanlar doğru zamanda doğru yerde olurlar. Herkesin kendi fırsatlarının peşinden gitmesi ve başkalarından beklemeden önce kendi katabileceği değeri ortaya koyması gerektiğine inanıyorum. KAGİDER’e bana ilk güvenenlerden oldukları ve GKL’lerinden biri seçerek cesaret verdikleri için sonsuz teşekkürler.

Benzer Gönderiler...

Zeynep Begüm Öder - Başarı Hikayesi

Bana şirket kurmamı ve hayallerimi ertelemememi söyledi. Mükemmel olmasına gerek yok, bu kadar sıkıntı çekiyorsun en azından kendin icin bir şey yap dedi. O an gerçekten bir ışık yandı bende ve evet yapabilirim dedim. Buradaki çoğu insanın hareket yeteneğini kısıtlayan en büyük engel risk almak. Konfor alanına o kadar sıkışıyor ki insan bir an da işini bırakmak cok korkunç geliyor. Ben buraya bütün kariyerini istifa edip bırakıp gelen birisi  olarak, açıkcası cok zorlanmadım.

Nazlı Esen- Başarı Hikayesi

İşimle birlikte tamamlamayı düşündüğüm yüksek lisans programından “Biz çok gördük böyle hayalperest çocuklar ya iş ya okul birini seç” denerek uzaklaştırıldım. Bu süreçte her girişimcinin karşılaştığı “yapamazsın, delilik bu, garantisi yok, kesin batacaksın o zaman kapımıza gelme” gibi baskılarla da karşılaştım. Zaten bu sürecin en yorucu taraflarından biri yalnız kalmak. Fakat kendime ve fikrime olan inancım devam etmemi sağladı.