Beynin Gizli Hayatı

 

Beynin Gizli Hayatı

Beynin Gizli Hayatı

Eylül İnalkaç GKL Blog Yazarı

David Eagleman, Incognıto Beynin Gizli Hayatı kitabında insanın özgür iradesini bilimsel veriler temelinde tartışmaya açıyor. Bilincimizin kararlarımızda sandığımız kadar etkili olmayışının keşfini insanın ikinci kez tahtından düşmesi olarak yorumluyor.

İnsan davranışlarına, beyin-zihin ilişkisine, nörobilim araştırmalarına meraklı okuyucu kitlesine hitap edecek çok tatlı bir kitap önerisiyle geldim.  

David Eagleman’dan “İncognito The Secret Lives Of The Brain”  

Eagleman Amerikalı bir nörobilimci. Zaman algısı, görsel yanılsama çalıştığı konular arasında. 100’ün üzerinde akademik eser ve popüler kitabı bulunan üretken bir yazar kendisi.  Terminolojiden uzak dili, karmaşık deneyleri sade ve kolay anlatımı, notlar kısmı ile ilgilisine daha geniş bir araştırma imkanı sağlamasıyla okuyucusuna temel düzeyde fikir edinme imkanı veriyor. Kitaplarında ele aldığı hikayeler hep benziyor birbirine... Beynimizin yaşadıklarımızla birlikte nasıl şekillendiğinin ve yaşamımızın beynimiz tarafından nasıl şekillendirildiğinin hikayesi.  

"İnanılmaz bir hikayedir bizimkisi. Bildiğimiz kadarıyla, gezegende kendi programlama dilini çözme oyununa bodoslama dalacak kadar karmaşık tek sistemi oluşturuyoruz.” diyerek başlar birinci bölüme. Bu; daha ilk baştan kitabın ilerleyen kısımlarında beynin en derinlerine ineceği sinyalini verir bize. İlk bölümde beynin işleyişinden, özelliklerinden, yapısından bahseder. Beyin-bilinç ilişkisini ele alır ve aslında bilincin; hiçbir şeyin farkında olmadığını, beynin yüz binlerce yıl boyunca kazandığı birikimlere göre hareket ediyor olduğunu anlatmaya çalışır. Kitabın sonlarına doğru bu fikri biraz esnetip bilincinde, avantaj sağladığı için geliştiğini ama sağladığı avantajın kısıtlı olduğunu çok az da olsa karar alma sürecinde etkin olduğunu söyler.  

 Kitabı okurken, bilinçli zihnimizin kararlarımızın çok azında yer aldığını; bütüncül ve dışarıdan örneklerden (evren, evrim, algısal yanılsamalar) başlayıp aşamalı şekilde ilerleyerek indirgemeci örnekler (genler, kafa travması, nörobiyolojik süreçler) ile sonlandırarak anlattığını göreceğiz. Bu yaklaşım geniş bir perspektif sunduğu için konunun hem daha iyi anlaşılmasını sağlıyor bence hem de daha eğlenceli hale getiriyor.  

Kendisini dünyanın merkezine koyan ve dışarıda sabit bir gerçeklik olduğunu sanan biz insanların gerçeğin bu olmadığı ile yüzleşmesini ”tahtından inecek olan insan” şeklinde betimliyor. Eagleman; insanın kendisini çıkardığı yerden nasıl düştüğünü, tarihsel süreç içerisindeki bilimsel gelişmelerin buna nasıl katkıda bulunduğu -veya nerden baktığımıza bağlı olarak sebep olduğu da diyebiliriz- üzerinden anlatıyor. Galileo’un Dünyanın evrenin merkezinde olmadığı keşfinden, Leibniz’in zihnin erişilebilir ve erişilemez kısımların bir karışımı olduğu fikrine, Müller’in doğrudan dış dünyanın değil yalnızca sinir sisteminde yayılan sinyallerin farkında olduğumuz varsayımına oradan da Freud’un yapılan seçimler ve alınan kararlar gizlenmiş zihinsel süreçlerden köken alıyor fikrine kadar farklı bilimsel süreçlerin ilerleyişi sırasında insanın konumunu ele alıyor. Yani bu düşüş çok doğrusal ve hızlı değil. Bir yerlere çarpa çarpa, dura hızlana sürprizlerle dolu bir düşüş. Ve böylece evrenin merkezinden düşüşümüzün üzerinden geçen kısacık bir 400 yıl sonra kendi merkezimizden de düşüşümüze tanık olduğumuzu okuyacağız. 

Otokontrolümüzün olmayışı, bilinçli zihnin beynin bazı yerlerine giriş yasağının olması fikirleri rahatsız edici gelebilir yazar da bunu hissetmiş olacak ki kitabın sonlarına doğru tahttan inmenin bizi daha zengin ve daha derin bir anlayışa yönelttiğini söyleyecek ve bence içimize su serpmeye çalışacak.   

Ben bir kitap önerisi verdim fakat kitabın içinde sizi birbirinden güzel akademik çalışma, kitap ve belgesel önerileri bekliyor. Zihninize kuvvet 😊 

 

 

Benzer Gönderiler...

Microfon

Staj/iş arama, burs ve eğitim başvuruları için işlevsel bir platform...

Aspire Enstitüsü Liderlik Eğitim Programı

Bu yazıda Harvard Üniversitesi profesörleri tarafından kurulan Aspire Enstitüsünün yürüttüğü "Aspire Leaders Programı"nın aşamalarından bahsedeceğim.