DAHA: YAŞAMIN KIYISINDAN BİR FİLMİN ANALİZİ

 

DAHA: YAŞAMIN KIYISINDAN BİR FİLMİN ANALİZİ

DAHA: YAŞAMIN KIYISINDAN BİR FİLMİN ANALİZİ

Sultan Özmert GKL Mezunu

Film Hakan Günday’ın aynı isimli romanından uyarlama. Yönetmenliğini Onur Saylak yapmıştır. Kitabı da okumuştum ve filmin kitaptan çok da uzaklaşmadığını konunun sinemaya iyi bir şekilde aktarıldığını düşünüyorum. Film insan ticareti gibi önemli bir konuyu farklı yönleriyle başarılı bir şekilde ele almıştır. Oyuncu kadrosunda da Ahmet Mümtaz Taylan ve Tuba Büyüküstün gibi başarılı oyuncular yer almaktadır. 2018 yılında gösterime giren film 1 saat 57 dakika sürüyor.

İnsanları çaresiz bırak, iç organlarından roket yaparlar! Kitapta geçen bu cümle filmin de özeti diyebiliriz aslında. Gaza 14 yaşında ve insan kaçakçısı olan bir adamın oğludur. Babasından dünyanın en büyük adamı diye bahseder Gaza. Gündüzleri kendi adıyla kurduğu AHAD LOJİSTİK yazan kamyonuyla meyve sebze taşıyan bu adam geceleri ise yine aynı kamyonla başlarına geleceklerden habersiz yola çıkmış göçmenlerin kaderlerini belirlemektedir. Oğlunun yolu da bu insanlarla bir noktada kesişmiş çok başarılı bir çocuk olan Gaza’nın da okumak yerine bu işi yapmasını istemektedir. Bu hayatta paradan daha önemli bir şey olmadığını düşünen Ahad için ne kaçırdığı insanların hayatı ne de oğlunun geleceği önemli değildir. Göçmenleri deniz yoluyla karşıya geçirene kadar evlerinin altında bir depoda saklamaktadırlar. İnsanların daha iyi bir hayat uğruna çıktıkları bu tehlikeli yolculuğun her dakikası bin bir zorluğu içinde barındırıyor. Filmin bu yönü haberlerde gördüklerimizin aslında arka planında ne olduğunu da bize gösteriyor. Karayolundan sonra asıl gerçek başlıyor. Parayı seven bu adamın bile daha fazla parayla yapmayacağı bir iş tekneyle insanları karşıya geçirmek. ‘’Taksit taksit boğulalım mı, böyle mi ölelim istersin’’ diye soruyor karşısındaki adama. Tekneden sorumlu adamlar da ‘’bir oldu iki oldu bu iş tehlikeli ha bire gidemeyiz biz’’ diyerek durumun aslında ne kadar tehlikeli olduğunu gözler önüne seriyor. Gaza babası olmadığı zamanlarda deponun kapağını açıyor ve çocuklara kâğıttan uçaklar atıyor. Yedi yaşlarında bir göçmen çocuk gelecek planlarından, pilot olmak istediğinden bahsediyor heyecanlı şekilde. Göç süreci, irade dışı göç etmek zorunda kalmak ne kadar zorluysa; insan kaçakçılarına güvenerek farklı bir hayata doğru belirsiz şekilde adım atmanın zorlukları ve psikolojisi bambaşka. Bu süreçte insanların başına tahminimizin dışında birçok olay geliyor ve bundan en çok etkilenen de kadınlar ve çocuklar. İnsanların bu yolculuğa çıktıktan sonra kaçabilecekleri ya da sığınabilecekleri farklı yerler yok. Para verdikleri bu insanların elinde karşıya geçmeyi beklemek zorundalar. Bu bekleyişin tehlikesi belki de tekneyle karşıya geçmekten bile fazla. Aracılar arasında yapılan anlaşmalara göre aslında insanların sağ salim karşıya geçirilmeleri o noktadan sonra ne olduğuyla da ilgilenmiyorlar. Göçmenlerden birinin kendi hataları sebebiyle ölmesi de bu insanların arasında da gerginliğe sebep oluyor. Bu insanlar üzerinden para kazanmalarına rağmen onlardan ‘’mal’’ olarak bahsetmekte, ülkelerini terk ettikleri için hainlikle suçlamaktadırlar. Fakat insanların mecburiyetlerinin farkında değiller, empati yapabilecek olsalar bu işi de yaparlar mıydı bu da başka bir tartışmanın konusu.

 İnsanların çocuklarıyla, yaşlı ve hastalarıyla böyle tehlikeli bir yolculuğa çıkma sebepleri bu insanlar tarafından kavranamamaktadır. İnsanların yasal yollarla, gitmek istedikleri üçüncü ülkelere kabulleri, sürecin takip edilmesi oldukça zor ve uzundur. Kendi ülkelerinden savaş, baskıcı rejim gibi nedenlerden dolayı kaçan insanların geride yaşayabilecek bir ülkesi de kalmamıştır ve başlarına gelecek bu durumlardan haberdar bile olsalar çok fazla seçenekleri de yoktur. İlk grup gönderildikten sonra bir grup daha göçmen için süreç yeniden başlamıştır fakat bu sefer grubun içinde Gaza’nın dikkatini çeken kadın bir göçmen vardır. Önceki göçmenlere babası gibi davranan Gaza bu grubun içine girerek onlarla zaman geçirmeye başlamıştır. İnsanların ne dediğini anlamasa da kendi aralarındaki eğlencelerine tanık olmuştur. Bilinmezliğin içinde olsalar da bu belirsizliğin getirdiği stresle bir şekilde baş etmeleri gerekmektedir. Filmde kendi yaşlarında olduğunu düşündüğüm bu kadın göçmene duygusal olarak bir yakınlık gösteren Gaza onu dışarı çıkarıp liseyi kazandığı haberini ilk onunla paylaşmıştır. Fakat Gaza’nın mutluluğu yine babası tarafından yarım bırakılmıştır. Filmde insan haklarının gözden çıkarılışı ve insan ticaretinin korkunç boyutları izleyiciye aktarılmıştır. Bu sürecin arka planında yaşananları, haberlerden gördüğümüzün dışında yaşananlara yakından bir bakış atmamızı sağlıyor.

Benzer Gönderiler...

2020'li yıllara damga vuracak çalışma şekli: Dijital Göçebelik

Koronavirüs dolayısıyla remote ve freelance çalışmanın popülerliği gün geçtikçe artıyor. Türkiye’de henüz pek bilinmeyen, Y Kuşağı’nın geliştirdiği yeni çalışma şekillerinden yalnızca biri olan dijital göçebelik, Dünya üzerinde birçok ülkede özellikle yazılım ve iletişim sektöründe son derece yaygın. Birçok beyaz yakalıya bir ütopya gibi gelebilecek hem seyahat etme hem de profesyonel hayatta ilerleme fikri dijital göçebelik ile ulaşılabilir hale geliyor.