Kültürel Benzerlik ve Farklılar Üzerine

 

Kültürel Benzerlik ve Farklılar Üzerine

Kültürel Benzerlik ve Farklılar Üzerine

Zeliha Aygüneş GKL 2016

Kültürün sözlük tanımı “toplumların kendilerine özgü olan ve gelecek nesillere aktardıkları maddi veya manevi her şey” olarak yapılmaktadır. Fakat kültür ve kültürün hayatımızdaki etikilerini yapılan tanımların çok daha ötesinde. Kültür günlük yaşantımızda, iş hayatına, kişisel ilişkilerimize  kadar her şeyi etkilemektedir. Ben de kişisel deneyimlerimden yararlanarak  kültürel farklılardan ve bunların hayatımızdaki yansımalarından bahsetmek istiyorum.

Kültürün sözlük tanımı “toplumların kendilerine özgü olan ve gelecek nesillere aktardıkları maddi veya manevi her şey” olarak yapılmaktadır fakat kültür ve kültürün hayatımızdaki etikileri yapılan tanımların çok daha ötesinde. Kültür günlük yaşantımızdan, iş hayatına, kişisel ilişkilerimize  kadar her şeyi etkilemektedir. Ben de kişisel deneyimlerimden yararlanarak  kültürel farklılardan ve bunların hayatımızdaki yansımalarından bahsetmek istiyorum.

Doğup büyüdüğümüz yerde ve benzer çevrelerde yaşarken kültürel faklılık diye bir şey olduğunu fark etmek pek mümkün değildir . Çünkü zaten benzer çevrelerde yaşayan insanlar kolayca ortak payda da buluşup, yaşanan olaylara benzer tepkiler verebilirler. Fakat farklı kültürlerden insanlarla bir arada yaşamaya başladığımızda her milletin kendine has kültürel değerleri olduğunu ve aslında bu farklılıkların bizi biz yapan değerler olduğunu fark etmeye başlıyoruz.

Her zaman farkında olmasak da yapıp ettiklerimizle ait olduğumuz kültürün birer temsilcisiyiz. Örneğin Türkler için tanıdığı biriyle karşılaştığında tokalaşıp iki yanağından öpmek, kucaklaşıp sarılmak gayet normal bir davranışken bu Asya kültürlerinde biraz tuhaf karşılanabilir. Tabii bunun tam tersi de geçerli.

Çinli bir arkadaşımın ailesine ev ziyaretine gittiğimizde aile bireylerinin kucaklaşmamasını çok yadırgamıştım. Biz misafirlerine bağırlarına basarcasına sarılmadılar ve zorla terlik vermeye de çalışmadılar. Bu basit bir selamlaşma bile aslında kültürel farklılıkların bir göstergesidir. Farklılıklarla birlikte bir takım benzerlikler de mevcut. Bunu da yine Çin kültürüyle örneklendireyim. Geleneksel olarak Çin, Lunar Takvim de takip ediliyor. Bu takvime göre Çin yılbaşına  Şubat ayında giriyor. Her bir Çin yeni yılı farklı bir hayvanla temsil ediliyor. Bunlar sırasıyla; Fare, Öküz, Kaplan, Tavşan, Ejder, Yılan, At, Keçi, Maymun, Horoz, Köpek, ve Domuz olmak üzere 12 tanedir. Buraya kadar bizim kültürümüzle hiçbir benzerlik göstermeyen Zodiac Lunar Takvimi, Çin yeni yılını kutlama anlamınında Türkiye'de bayramları kutlama kültürü ile benzerlikler göstermekte. Bizler için bayram demek aile ile beraber vakit geçirmek, büyükleri ziyaret etmek, kalabalık sofralarda hep beraber yemek yemek ve küçüklerin büyüklerden harçlık alması demektir. Benzer şekilde Çin halkı için de Lunar yeni yılını aile ile birlikte geçirmek, hep beraber yemek yemek çok önemlidir. Her yıl ailelerinden  farklı şehirlerde yaşayan Çinliler yeni yıl kutlamaları için ailelerinin  yanına seyahat ediyorlarlar. Hatta öyle ki bu seyahat nüfusun da etkisiyle dünya üzerindeki en büyük göç olarak nitelendiriyor. Beni asıl şaşırtan ise Türkçesine  kırmızı zarf diyebileceğimiz  红包(Hongbao) verme geleneği oldu. Lunar yeni yılında aile büyükleri bugün için özel olarak hazırlanmış kırmızı zarflar içinde küçüklere harçlık veriyor. Bizim bayram harçlığı verme geleneğinin hemen hemen aynısı.

 

Birbirlerinden kilometrelerce uzakta yer alan, yeme içme alışkanlıkları bakımından çok farklı olan Çin ve Türkiye gibi iki farklı ülkenin benzer geleneklerinin olduğunu görmek beni çok şaşırttı. Kültürler her ne kadar birbirinden farklı olsa da illa ki bir benzerlik olabileceğini öğretti. Hayatımızı güzelleştiren, bizden farklı olanla bir arada yaşamayı mümkün kılan en önemli etkilerden birinin kültürleri anlamak, anlamaya çalışmak olduğuna inanıyorum. Bazen yeni bir kültüre adapte olmak, bambaşka bir kültürün içinde yaşamak zor olsada imkanı ve hevesi olan herkesE bunu yapmalarını tavsiye ediyorum. Hiçbir şey edininilecek bu tecrübeden daha değerli olmayacak ve tüm bunlar seni besleyerek kendi kültürel değerlerini oluşturmanı sağlayacak . Çünkü kültür sadece milletler için değil , iş , aile ve özel hayat için de onemli bir değerdir . Bir sonraki yazımda kültürün iş hayatındaki yeri ve öneminden bahsetmek istiyorum.

 

Görüşmek üzere,
Zeliha

Benzer Gönderiler...

Hayat ve Mücadele

Pek çok şey için mücadele etmemiz gerekir hayatta .

Yurt Dışı Gönüllü Çalışma Kampı Deneyimi

Merhaba, bu yazımda sizlere her yaştan bireyin katılabileceği yurt dışı gönüllü çalışma kamplarından bahsetmek istiyorum. Gönüllük deneyimi herkesi mutlu eden, içini ısıtan bir deneyim bir de tabii bu deneyimin yanına yabancı dilini geliştirme ve farklı bir ülkeyi- farklı bir kültürü tanıma fırsatı da eklenince daha da keyifli bir hal alıyor.