Umutlu ve Mutlu Yarınlar

 

Umutlu ve Mutlu Yarınlar

Umutlu ve Mutlu Yarınlar

Selin Taftaf GKL Mezunu

Korona virüs hayatımızın merkezine oturalı tam üç ay oldu. 21. Yüzyılda böylesine bir salgınla karşılaşacağımızı asla tahmin edemezdik belki ama aslında korona virüs tam da çağımızın trendlerinden küreselleşmenin bir ürünü aslında.

 

Dünyanın dengelerini sarsan, sağlık, ekonomi ve sosyal alanlar başta olmak üzere hayatın her alanında değişikliklere ve paradigma kaymalarına sebebiyet veren koronavirüs ile yaşamayı öğrenmemiz gerektiği fikri, normalleşme sürecimizle birlikte daha da ön plana çıktı. Bu normalleşmenin en büyük etkisini belki de öğrenciler üzerinde gözlemleyeceğiz. Bu haftasonu liseye giriş, bir sonraki haftasonu ise üniversiteye giriş sınavları gerçekleşecek. Koronavirüsün ülkemizde görülmesini takiben, önce ertelenen sınavlar, Türkiye’nin virüsle nispeten başarılı mücadelesine istinaden tekrar geriye alındı. Dolayısıyla bu iki haftasonu, öğrenciler gelecekleri için ter dökecekler. Lakin öğrencilerin üzerinde sadece gelecek ve sınav kaygısı olmayacak – maskeleriyle girecekleri bu zorlu sınavda hem sağlıklarını koruma kaygısı hem de pandemi sürecinin yarattığı psikolojik yıpranma ile de mücadele ediyor olacaklar.

 

Hem liseye giriş hem de üniversiteye giriş sınavları zamanında kendimi hatırlıyorum. Bizler şanslı nesillerdik. Tabii bizlerin döneminde de psikolojimizi etkileyen, derslerimize ve sınav hazırlıklarımıza odaklanmamızı güçleştiren gelişmeler de yaşanmadı değil. Ancak, şimdiye kadar hiçbir neslin böyle bir sağlık tehdidi altında sınavlara girmediğini söyleyebiliriz.

 

Geçirdiğimiz günler güç ve önümüzdeki dönemde de bu durumla mücadele etmeye devam edeceğiz gibi görünüyor. Maske-mesafe-temizlik üçlüsü etrafında sürecek hayatımız. Gerçekleşecek sınavlar esnasında bu üçlüyü nasıl temin edebileceğimize dair soru işaretlerim ve kaygılarım mevcut. Gençlerimizin geleceği için sınav başarısından önce, sağlıklarını ve güvenliklerini sağlamalıyız ki umut edebilecekleri ve üretebilecekleri yarınları olsun.

Benzer Gönderiler...

2020'li yıllara damga vuracak çalışma şekli: Dijital Göçebelik

Koronavirüs dolayısıyla remote ve freelance çalışmanın popülerliği gün geçtikçe artıyor. Türkiye’de henüz pek bilinmeyen, Y Kuşağı’nın geliştirdiği yeni çalışma şekillerinden yalnızca biri olan dijital göçebelik, Dünya üzerinde birçok ülkede özellikle yazılım ve iletişim sektöründe son derece yaygın. Birçok beyaz yakalıya bir ütopya gibi gelebilecek hem seyahat etme hem de profesyonel hayatta ilerleme fikri dijital göçebelik ile ulaşılabilir hale geliyor.