Başarısızlığa Övgü

 

Başarısızlığa Övgü

Başarısızlığa Övgü

Burcu Kaplan GKL Mezunu

Başarılarımız hakkında konuşmak her zaman kolay değildir ama bir şekilde bir yolunu bulur ve bunu başardım diyebiliriz. Başarıları hakkında kitap yazan insanların kitaplarını alır okuruz, TEDx konuşmalarını dinleriz başarmış insanların çünkü onlar başardılar. Peki ya başarısızlıklarımız hakkında ne kadar konuşuyoruz? Bakın ben burada başarısız oldum deyip başarısızlığımızı da övüyor muyuz, başarısızlıklarımız hakkında kitap yazıyor muyuz ya da yüzlerce insanı yan yana getirip başarısızlarımız hakkında konuşuyor muyuz?

Başarılarımız hakkında konuşmak her zaman kolay değildir ama bir şekilde bir yolunu bulur ve bunu başardım diyebiliriz. Başarıları hakkında kitap yazan insanların kitaplarını alır okuruz, TEDx konuşmalarını dinleriz başarmış insanların çünkü onlar başardılar. Peki ya başarısızlıklarımız hakkında ne kadar konuşuyoruz? Bakın ben burada başarısız oldum deyip başarısızlığımızı da övüyor muyuz, başarısızlıklarımız hakkında kitap yazıyor muyuz ya da yüzlerce insanı yan yana getirip başarısızlarımız hakkında konuşuyor muyuz? Cevap çoğunlukla hayır. Uzun süredir bu konu üzerinde düşünüyorum. Neden başarılarımız onur vericiyken başarısızlıklarımız utanç verici? Cevap sorunun içinde gizli değil bu sefer. 


Gözlemlediğim kadarıyla bu bize böyle öğretildiği için başarılarımızı övüp başarısızlıklarımızı kendimize saklıyoruz. Yine böyle öğrenmiş olan işverenler ve öğretmenler de neyi başardığımızı bilmek istiyorlar. Bir işveren elbette işe alacağı kişinin neler başardığını bilmek ister ancak bununla birlikte neyi başaramadığını bilmek de kişinin neyi başaracağının ve başaramayacağının bir göstergesi değil midir? 
Bu yazıyı yazarken Geleceğin Kadın Liderleri için video mülakatı yaptığım günü anımsadım, mülakatta bize en büyük başarımız ve en büyük başarısızlığımız sorulmuştu. O gün neden başarısızlığımızı sorduklarını anlayamamıştım ancak şu an baktığım noktada neden bu soruyu sorduklarını anlayabiliyorum. Başarılarımız kadar başarısızlıklarımız da bizi biz yapıyor.


Başarılarımız hakkında hepimizin çoğunlukla görmezden geldiği birkaç şey var: o da başarmak için verdiğimiz emekler, efor, çaba ve başarısızlıklarımızdan öğrendiklerimizle inşa ettiğimiz başarı merdiveni. Bunca emeği, çabayı ve başarısızlığı görmezden gelerek yalnızca başarıya odaklanmanın haksızlık olduğunu düşünüyorum. Başardım çünkü emek verdim, çaba harcadım ve başarısızlıklarımdan öğrendim.

Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil.
                                                                                           Samuel Beckett

Benzer Gönderiler...

ZAMANIN ÖTESİNDE BİR KADIN: ADA LOVELACE

Ada Lovelace’in kim olduğunu ve çarpıcı yaşam hikayesini orta okulda hazırladığım bir ödevle öğrenmiştim. Bana verdiği ilhamı bugün biz Geleceğin Kadın Liderleri ile de paylaşmak istedim. Ödevimin konusu yaptığı çalışmalarla tarihte iz bırakan kadın bilim insanlarının hayatlarıydı. İlk burada fark etmiştim sanırım ne kadar azını duyduğumu, anlatıldığını ve bilim insanı diye bir kalıp olmasına rağmen ısrarla kadınların göz ardı edilerek ‘’bilim adamı’’ vurgusunun yapıldığını.

KENDİSİNE YABANCI BİRİNİN ÖYKÜSÜ: GEÇMİŞİ OLMAYAN ADAM

2002 yapımı olan film Finli yönetmen Aki Kaurismaki tarafından beyaz perdeye aktarılmıştır. Film başarısından dolayı Cannes Film Festivali’nde birçok ödülle evine dönmüştür. Bu sayede Kaurismaki’nin de tanınırlığı artmıştır.